Dünkü yazımda zikrettiğim "Akıllı eşek atla yarışa girmez" temsilinin bazı arkadaşlar tarafından doğru değerlendirilmediğini gördüm. Bu itibarla teşbihe dair malumu ilam kabilinden de olsa kısa bir bilgi versem iyi olacak. Edebiyatta teşbih, istiare ve temsil gibi benzetmeye dayalı bazı söz sanatları vardır. Bu sanatların her birinde benzetilen, kendisine benzetilen ve benzetme yönü (vehc-i şebeh) gibi unsurlar bulunur. Bu unsurların en önemlisi hiç kuşkusuz benzetme yönüdür; çünkü benzetmeyi mümkün ve anlamlı kılan unsur budur. Belagatın bir fenni olan Beyan ilminin anahtar terimi ile ifade etmek gerekirse teşbih, kinaye, mecaz-ı mürsel vesair ifade yollarının hemen tümünde bir alaka (ilgi) bulunmak zorundadır. Mesela mecaz-ı mürsel külliyet-cüziyet, zarf-mazruf, ilk hal-son hal gibi bir alakaya dayalıdır. Mecaz-ı mürselin özel bir türü olan istiarenin alakası da teşbih/benzetmedir. Mesela bir kişi "Savaş meydanında bir aslan gördüm" dediğinde ormanların ...
Günümüzde gelenekçilik, modernizm; meal müslümanlığı; tarihselcilik ve evrenselcilik gibi pek çok dini yorum mevcut. Bu yorumlardan herhangi birini benimseyenler, görsel ve yazılı medya, Twitter ve Facebook gibi sosyal paylaşım ağlarında kendi görüşlerinin sunumunu yapıyorlar. Gözlemleyebildiğim kadarıyla bu yorumlardan herhangi birini benimseyen kanaat önderlerinden tutun da en aşağıdaki çaycısına simitçisine varıncaya kadar çoğu kişide iki temel yanlış olduğunu söyleyebilirim: üslup sorunu ve tek doğruculuk. a) Üslup Sorunu Dine dair konuşanların genelinde bir öfke patlaması, gereksiz bir hırçınlık var. Kendi düşüncelerini paylaşmayan ve başka bir yorum ve anlama tarzını benimseyen insanları ötekileştiriyor ve öteki'ne parmak sallayarak konuşmayı, had bildirmeyi, hizaya getirmeyi marifet biliyorlar. Teenni ve itidal ile söylemeleri halinde dikkate alınıp geniş kitleler tarafından pekâlâ kabul edilebilecek şeyleri bile olabildiğince rijit ve sansasyonel bir üslupla ve t...