Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nisan, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

"EŞEK" VE "AT" METAFORUNA DAİR

Dünkü yazımda zikrettiğim "Akıllı eşek atla yarışa girmez" temsilinin bazı arkadaşlar tarafından doğru değerlendirilmediğini gördüm. Bu itibarla teşbihe dair malumu ilam kabilinden de olsa kısa bir bilgi versem iyi olacak. Edebiyatta teşbih, istiare ve temsil gibi benzetmeye dayalı bazı söz sanatları vardır. Bu sanatların her birinde benzetilen, kendisine benzetilen ve benzetme yönü (vehc-i şebeh) gibi unsurlar bulunur. Bu unsurların en önemlisi hiç kuşkusuz benzetme yönüdür; çünkü benzetmeyi mümkün ve anlamlı kılan unsur budur.  Belagatın bir fenni olan Beyan ilminin anahtar terimi ile ifade etmek gerekirse teşbih, kinaye, mecaz-ı mürsel vesair ifade yollarının hemen tümünde bir alaka (ilgi) bulunmak zorundadır. Mesela mecaz-ı mürsel külliyet-cüziyet, zarf-mazruf, ilk hal-son hal gibi bir alakaya dayalıdır. Mecaz-ı mürselin özel bir türü olan istiarenin alakası da teşbih/benzetmedir. Mesela bir kişi "Savaş meydanında bir aslan gördüm" dediğinde ormanların ...

TEK HAKİKATÇİLİK DESPOTİZMİ

Günümüzde gelenekçilik, modernizm; meal müslümanlığı; tarihselcilik ve evrenselcilik gibi pek çok dini yorum mevcut. Bu yorumlardan herhangi birini benimseyenler, görsel ve yazılı medya, Twitter ve Facebook gibi sosyal paylaşım ağlarında kendi görüşlerinin sunumunu yapıyorlar. Gözlemleyebildiğim kadarıyla bu yorumlardan herhangi birini benimseyen kanaat önderlerinden tutun da en aşağıdaki çaycısına simitçisine varıncaya kadar çoğu kişide iki temel yanlış olduğunu söyleyebilirim: üslup sorunu ve tek doğruculuk. a) Üslup Sorunu   Dine dair konuşanların genelinde bir öfke patlaması, gereksiz bir hırçınlık var. Kendi düşüncelerini paylaşmayan ve başka bir yorum ve anlama tarzını benimseyen insanları ötekileştiriyor ve öteki'ne parmak sallayarak konuşmayı, had bildirmeyi, hizaya getirmeyi marifet biliyorlar. Teenni ve itidal ile söylemeleri halinde dikkate alınıp geniş kitleler tarafından pekâlâ kabul edilebilecek şeyleri bile olabildiğince rijit ve sansasyonel bir üslupla ve t...

MİRAC: DERUNİ BİR TECRÜBE

Yine bir mirac gecesindeyiz ve bir kez daha kılıçlar çekildi. Genel olarak iki taraf var. Bir taraf, rivayetlere zahiri üzere iman ettiğini ilan ederken diğer taraf da mirac diye bir hadisenin hiç vuku bulmadığını; İsra'nın ise Mescid-i Aksa'ya değil; Ci'rane mevkiinde Mekke'ye takriben 30 km. mesafede bir mescide yapılan bir gece yolculuğu olduğunu; çünkü o tarihlerde Mescid-i Aksa'nın harabe olduğunu savunuyor. Ben bu görüşlerden herhangi birine taraf olmaksızın miraca ilişkin kendi kanaatimi ifade edeceğim.  Mirac hadisesinin İsra'dan ayrı olmadığını, her ikisi ile de aynı özel tecrübenin kastedildiği düşünüyorum. Bu tecrübe, mahiyetini bilemediğimiz bir şekilde Allah'ın huzuruna yükseliştir. İlk dönemlerden itibaren bu hadisenin bedenen gerçekleştiğini savunanlar yanında ruhen gerçekleştiğini savunanlar da vardır. Şahsen ben, miracın ruhen gerçekleştiğine ve rivayetlere yansıyan bilgilerin alem-i misalden ibaret olduğuna inanıyor ve meselenin ayrınt...

İKİ ÇÖP İKİ İNSAN

Başlıkta iki insan dediğime bakmayın. Biri insan, diğeri insan müsveddesi, trafik canavarı. Geçtiğimiz cumartesi fakültemizde bir sempozyum vardı. Sempozyumda bildiri sunacak hocaları akşamleyin ağırladık. Sabahleyin hocaları konakladıkları otelden alıp fakülteye ben götürecektim. 08:20 gibi otele vardım ve caddenin karşısında arabayı park edip beklemeye başladım. 10 dakika sonra hocalardan birisi caddenin karşısında belirdi. Ağır adımlarla orta refüje geçti. Refüjde eğildiğini fark edip dikkat kesildim. Yerdeki bir pet şişeyi alıp doğruldu ve karşıya geçtikten sonra çöpe atıp yanıma geldi. Belli ki bir vatandaş, suyu içtikten sonra pet şişeyi refüje düşürmüştü (!). Çevre duyarlılığı taşıyan bu davranışı gıbta ve takdir ile aklımın bir köşesine not ettim.  Ertesi gün geceleyin bir yolcuyu karşılamak üzere Sabiha Gökçen'e gitmek üzere yola koyuldum. Tatil dönüşü olduğu için otoban tahmin etmediğim kadar kalabalıktı. Kalabalığa rağmen trafik yer yer hızlı akıyor ve araçla...

CİN ŞİŞEDEN ÇIKTI Bİ KERE!

Birkaç gündür sosyal medyada bir video dolaşıyor. Bir hanım kızımız, "Tamam biz şimdi beraber çalışabiliyoruz; beraber okuyabiliyoruz; fakat camiye geldiğimizde direk arka safta kalıyoruz" diyor. Bu bayan hakkında şahsiyetini rencide edecek derecede ağır pek çok yorum gördüm. Eleştiriye sözüm yok. Herkesin eleştiri hakkı vardır. Belli kurallar çerçevesinde herkes eleştiri yapabilir ve bu söyleme niye katılmadığını ifade edebilir; ama aşağılamak niye! Bayanın konuşmasına gelince maksadı hakkında birkaç ihtimal var: Bir anda mikrofon uzatılınca diyeceklerini tasarlamadan ve söylediklerinin önünü sonunu hesap etmeden bu lafı etmiş olabilir. Fıkıh kuralına göre kadınların cemaate katıldığında namazı arka safta kılması gerektiğini bilmiyor olabilir. Kuralı bilmesine rağmen kadın-erkek eşitliği söylemlerinin etkisinde kalarak bu kuralı kabullenememiş ve tepkisini bu şekilde dile getirmiş de olabilir. Eleştirilerin hemen tamamının bu ihtimale binaen yapıldığını söyleyeyim.  ...

DEİZM Mİ YOKSA SEKÜLERLEŞME Mİ?

Son bir yılın meşhur konusu, geçen günlerde İhsan Fazlıoğlu'nun başörtülü 17 ateist kız öğrencinin kendisini ziyaret ettiğine dair bir konuşması üzerine yeniden ve yoğun bir şekilde gündeme oturdu. Kimileri deizm ve ateizmin İmam Hatip Liseleri de dahil olmak üzere liselerde çokça yaygınlaştığını savunurken kimileri de bu olgunun aslında bir deizm olmadığını, aksine boğazımıza kadar sekülerleşme batağına saplandığımızı savundular. Tam burada bize de birkaç kelam etmek düştü. Şahsi kanaatim şudur: Deizm ve ateizmin yaygınlaştığı yolundaki iddiaları yok saymıyorum; ama ben de ikinci grup gibi, asıl sorunun bir dünyevileşme sorunu olduğunu düşünüyorum. Genç nesil hayatta hiçbir zorlukla karşılaşmadan, bir eli yağda bir eli balda büyüyor. Her türlü isteği ailesi tarafından ikilenmeden karşılanan bu nesil, bilgisayarlar, akıllı telefonlar ve özellikle internet oyunları tarafından esir alınmış durumda; çocukların kahir ekseriyeti dişe dokunur bir kitap bile okumuyor. Genç neslin ge...