"Ah nerde o eski bayramlar!" diye geçmişe özlem ifade eden meşhur bir replik vardır. Hani internet ve cep telefonu kullanımı yaygın değilken yakınımıza bizzat gittiğimiz ya da sılaya gitme imkanı bulamadığımızda ankesörlü telefonda sıra bekleyip ailemizi aradığımız dönemler. İşte o dönemlerde tebrikleşmeler gerçekten daha samimi ve candan idi. Tüfek çıktı mertlik bozuldu derler ya aynen öyle, internet, cep telefonu ve akıllı telefon çıktı, facebook ve what's up gibi sanal ortamlar icat edildi, tebrik de büyük ölçüde anlamını yitirdi. Eskiden tebrikleşmeyi ya hasret gidermek için bir vesile sayardık ya da üzerimizde hissettiğimiz bir sorumluluğu ifa ederdik. şimdi ise toplu ve çoğu zaman da bir maniyi andıran hazır mesajlar göndermek suretiyle baştan savma bir tebrik göndererek bu sorumluluğu üzerimizden atıyoruz. Arkadaş listesindeki herkese gönderilen tebrik suya yazı yazmak gibi, saman alevi gibi bir şey. Şahsen ben böyle bir mesaj gördüğümde "sağ olsun! arkadaşım beni anmış" bile diyemiyorum. Bayram tebrik usulleri için bir samimiyet sıralaması yapılsa sanırım şöyle olur.
1. büyüğünüzün veya yakınınızın evine bizzat gidip bir süre samimi ortamda sohbet edip ayrılırsınız.
2. tanıdğınızın evine gidip tebrikleşirsiniz ve ardından bir hışımla ayrılırsınız. çünkü konuşabileceğiniz ortak bir konu yoktur. ama yine de onu sayıp evine gittiğiniz için hareketiniz takdire şayandır.
3. ziyaret için fırsatınız yoksa telefon açıp samimiyet derecenize göre ya hasbihal edersiniz veya tebrik etmekle yetinirsiniz.
4. "Mehmet hocam" ve "Sadi abi" gibi bir hitap cümlesiyle başlayıp basit de olsa kendi cümlelerinizle bir tebrik mesajı gönderirsiniz.
5. hiçbir mesaj göndermezsiniz.
6. toplu mesaj gönderirsiniz ama hiç olmazsa kurulan cümlenin size ait olduğu bellidir.
7. toplu mesaj gönderirsiniz ama kendinizin kuracağı basit ama samimi bir cümleniz dahi yoktur. bu yüzden hattınızın ait olduğu gsm şirketini vekil kılarak paydaşlarınıza maniye benzer bir ucube gönderirsiniz.
hiç mesaj gönderilmemesinin beşinci sırada yer alması ilk bakışta garip gelebilir ama değil. çünkü sizden tebrik bekleyen kişi mesaj göndermediğinizde unuttuğunuzu düşünüp sizi mazur görebilir. halbuki toplu mesaj gönderdiğiniz kişi "dostlar alışverişte görsün" tavrının pekala farkındadır.
Hasılı günbegün teknoloji daha da gelişiyor belki ama akrabalık ve arkadaşlık ilişkilerimiz gittikçe zayıflıyor. Hal böyleyken "nerde o eski bayramlar" yakınması sanırım çok da haksız görünmüyor.
Not: Bu yazı hiç kimseye karşı en ufak bir tariz içermeyip durum tespitinden ibarettir.
(dam başında saksağan / gel bize bazı bazı / annen kızını vermezse / bayramın mübarek ola.)
burada gülücük mü yakışır üzülme işareti mi bilemedim. iyisi mi ben buraya ikisini de koyayım.
1. büyüğünüzün veya yakınınızın evine bizzat gidip bir süre samimi ortamda sohbet edip ayrılırsınız.
2. tanıdğınızın evine gidip tebrikleşirsiniz ve ardından bir hışımla ayrılırsınız. çünkü konuşabileceğiniz ortak bir konu yoktur. ama yine de onu sayıp evine gittiğiniz için hareketiniz takdire şayandır.
3. ziyaret için fırsatınız yoksa telefon açıp samimiyet derecenize göre ya hasbihal edersiniz veya tebrik etmekle yetinirsiniz.
4. "Mehmet hocam" ve "Sadi abi" gibi bir hitap cümlesiyle başlayıp basit de olsa kendi cümlelerinizle bir tebrik mesajı gönderirsiniz.
5. hiçbir mesaj göndermezsiniz.
6. toplu mesaj gönderirsiniz ama hiç olmazsa kurulan cümlenin size ait olduğu bellidir.
7. toplu mesaj gönderirsiniz ama kendinizin kuracağı basit ama samimi bir cümleniz dahi yoktur. bu yüzden hattınızın ait olduğu gsm şirketini vekil kılarak paydaşlarınıza maniye benzer bir ucube gönderirsiniz.
hiç mesaj gönderilmemesinin beşinci sırada yer alması ilk bakışta garip gelebilir ama değil. çünkü sizden tebrik bekleyen kişi mesaj göndermediğinizde unuttuğunuzu düşünüp sizi mazur görebilir. halbuki toplu mesaj gönderdiğiniz kişi "dostlar alışverişte görsün" tavrının pekala farkındadır.
Hasılı günbegün teknoloji daha da gelişiyor belki ama akrabalık ve arkadaşlık ilişkilerimiz gittikçe zayıflıyor. Hal böyleyken "nerde o eski bayramlar" yakınması sanırım çok da haksız görünmüyor.
Not: Bu yazı hiç kimseye karşı en ufak bir tariz içermeyip durum tespitinden ibarettir.
(dam başında saksağan / gel bize bazı bazı / annen kızını vermezse / bayramın mübarek ola.)
burada gülücük mü yakışır üzülme işareti mi bilemedim. iyisi mi ben buraya ikisini de koyayım.
Yorumlar
Yorum Gönder