Diyanet, bugün cuma namazında "sünnete ittiba" konulu bir hutbe okuttu ve sanal dünyada bir kez daha kılıçlar çekildi. Türlü hakaretler ve yaftalamalar havada uçuştu. Yine hakikat tutanın elinde kaldı.
Eskiden insanlar, "Benim mezhebim haktır, diğer mezhepler batıldır; ama hak olma ihtimali de vardır." diyerek nezaketen de olsa karşı tarafa haktan bir pay verirdi. Günümüzde ise herkes kendini hakikatin sahibi görür, "hakikat benden sorulur" der oldu.
İşin ilginç yanı şu:
Herkes, Kur'an'ı tekeline alıyor ve diğerlerini Kur'an'ın cahili olmakla itham ediyor. Sünnete kota koyanın dayanağı Kur'an. Rivayeti ayete eş tutanın da.
Herkes ötekileştirmenin kötülüğünden dem vuruyor; ama ötekileştirmenin daniskasını yapıyor.
Herkes nezaketten, tatlı dilden, güzel üsluptan söz ediyor; ama nezaketsizliğin ve üslupsuzluğun dibine vuruyor.
Hani müslümanlar, küffara karşı çok çetin ve tavizsiz; birbirine karşı merhametli, şefkatli olacaktı. Müslümanın müslümana karşı tarifsiz bir hınçla dolması ne acı!
Osman Güman, 12 Şubat 2016 Cuma
Yorumlar
Yorum Gönder