Allah'a hamdolsun ki FETÖ tehlikesi büyük ölçüde bertaraf edildi; ancak sorun bitmedi. Tam aksine cevap ve çözüm bulmamız gereken bir yığın soru, sorun ve tartışmayı kucağımızda bulduk. Bataklıktaki sinekleri öldürdük ama bataklık olduğu gibi duruyor.
Kuşkusuz ne idüğü belirsiz olan bu hain örgütün ortaya çıkışında dini, siyasi, askeri, ulusal ve uluslararası pek çok sebep sayılabilir. Bütün sebeplerin önemini kabul etmekle birlikte ben, en önemli sebebin yaklaşık 2000'li yıllara kadar gündemi sürekli meşgul eden irtica söylemi ve politikası olduğu kanaatindeyim.
90'lı yıllar ve öncesinde devletin bütün kurumlarına ve özellikle de askeriyeye kemalist ve laik bir ideoloji hakimdi. Bu ideolojinin savunucuları, irtica kelimesini ağızlarından düşürmüyor, müslüman halkı adamdan saymıyor, çobanın oyuyla kendi oyunu bir görmüyor, Refah partisi ve daha sonra Ak Parti seçmenini göbeğini kaşıyan adam diye niteliyordu. Özetle kendilerini devletin asıl sahipleri olarak görüyorlar ve Anadolu insanına güdülecek koyun muamelesi yapıyorlardı. İşte Fethullahçı Terör Örgütü bunların baskıcı politikaları yüzünden doğdu ve merdiven altında kontrolsüz bir biçimde neşvü nema bulup serpildi.
Darbe girişiminin başarısız olması üzerine bu sınıf, kendi günah karnelerini saklayarak ellerini ovuşturmaya ve pişkin pişkin "Gördünüz mü biz ne kadar haklıymışız" demeye başladılar. Halbuki bunlar, bu olaya dair herhangi bir eleştiri yapmadan önce kendi ellerindeki kanı temizlemelidir.
Gülen cemaati mensupları kerameti kendinden menkul fetvalarla (!) hiçbir geçerli mazeret yokken namazları cem etmiş, ima ile namaz kılmış, abdest almaya hiçbir engel yokken teyemmüm almış, eşlerinin başını açtırmışlar, eşlerine dekolte giydirmişler, dolaplarından ve kapı eşiklerinden bira şişelerini eksik etmemişler, tedbir adına her türlü melaneti işlemişler. İyi de bunca melaneti kime yaranmak için yapmışlar? Peygamber ocağı diye bildiğimiz askeriyede makbul insan addedilmek için yapmadılar mı bütün bu rezillikleri?
Daha düne kadar başörtülüleri üniversite kapısından içeri almayan, kız öğrenciler için ikna odaları açan, başı örtülü anneleri garnizon kapısından içeri almayan, imam-hatip lisesi mezunlarına vebalı muamelesi yapıp orduya almayan, babası imam, kardeşi ilahiyat mezunu, eşi kapalı diye irticacı avı yapan biz miydik? Bu jakoben sınıf, Türk halkını kuş hafızalı mı sanıyor? Unuttuk mu geçmişte yaşadığımız bunca acıları? Bu kesimler şunu iyi bilsinler ki 240 şehit ve 2000'den fazla yaralının olduğu bu darbe girişiminde onlar da en az FETÖ kadar suçludurlar ve şehit kanlarına onların eli de bulaşmıştır.
Bu elim olaydan gerekli dersleri çıkarıp sebepleri iyi teşhis etmek yerine, irtica edebiyatı yapmaya başlarsak bu topraklarda FETÖ'nün biri gider, biri gelir ve aziz milletimiz bundan çok zarar görür.
12 Ağustos 2016
Yorumlar
Yorum Gönder