Gazzalî, el-Münkiz mine'd-dalal adlı eserinde insanların felsefi ilimler konusunda yanlış genellemeden kaynaklanan iki tür hataya düştüklerini ifade eder. Kimileri, matematik, geometri ve mantık gibi alanlarda filozofların isabet yüzdesi son derece yüksek tespitler yaptığına bakarak fizik ötesi aleme dair tespitlerinin de son derece kesin olacağını düşünürler ve akıl süzgecinden geçirmeksizin filozofların her dediğini doğru kabul ederler. Kimileri ise filozofların fizik ötesi aleme dair söylediklerinin dinî bilgilerle çelişmesini merkeze alarak filozoflardan gelen her bilgiyi işe yaramaz addederek çöpe atarlar.
Gazzalî'nin dikkat çektiği "genelleme hatası" sadece felsefe ile sınırlı olmayıp bilgi eksikliği, ideoloji vesair sebeplerle pek çok konuda bu türden genellemeler yaparız. Gerçekleşen bir olayı, özellikle de olumsuz olayları bir çırpıda genellemek, yaşı da kuruya katıp yakmak gibi onulmaz bir hastalığımız var bizim.
Eşler birbiriyle kavga edince dillerinden "Zaten siz erkekler/kadınlar hepiniz böylesiniz" vb. cümleler dökülüverir. Vicdanları rahatsız eden bir tecavüz veya cinsel istismar olayı yaşanınca derhal bütün erkekler birer tecavüz veya cinsel istismar öznesi oluverir. PKK bir terör eylemi yapınca birileri derhal "Bu Kürtler var ya..." diye söze girerek terör eylemini bütün Kürtlere teşmil eder. Suriye'de, Irak'ta veya herhangi bir Arap ülkesinde sansasyonel bir olay yaşanınca olay bir çırpıda bütün Araplara mal ediliverir.
Son günlerde Halep katliamı ve tehciri vesilesiyle benzer bir genelleme hatasına daha tanık oluyoruz. İran'ın zalim Esed'i desteklemesi sebebiyle bütün Şiiler bu günaha ortak ediliyor. Halbuki Daiş, el-Kaide ve Taliban'ın geçmişte ve günümüzde yaptıkları ehl-i sünnet camiayı ne kadar bağlarsa Esed'in ve Esed yanlısı Şii milislerin yaptıkları da bir bütün olarak Şia'yı o kadar bağlar. Ehl-i sünnetin kahir ekseriyetini teşkil ettiği Türkiye'de dinî görüşler homojen olmadığı gibi, İran'da da yekpare değil, parçalıdır. Bizdeki ehl-i rey ve ehl-i hadis eğilimlerinin izdüşümü olarak Şia'da da ahbarî ve usulî ekolleri vardır ve bu ekoller arasında dini ve siyasi konularda ciddi görüş ayrılıkları bulunmaktadır. Kaldı ki Şia'ya mensup Zeydiyye fırkasının itikati konularda bile ehl-i sünnetten hemen hemen hiçbir farkı yoktur. Dolayısıyla mutedil olsun veya olmasın ne dediğine ve ne yaptığına bakmaksızın hepsini bir bohçaya koyup "Şia değil misiniz? Topunuzun canı cehenneme!" şeklinde bir genelleme de diğer bütün genellemeler gibi yanlıştır.
Not: Şia muhibbi ve sempatizanı değilim; ama hakkın hatırı alidir. Bir kavme olan kinimiz bizi adaletsizliğe sevk etmemelidir.
Yorumlar
Yorum Gönder