Dini konular arasında ulu orta ele alınması, konuşulması doğru olmayan, mahrem diye niteleyebileceğimiz bir takım konular var. Bu konular mümkün mertebe dar çerçevede ve soruyu soran ile baş başa konuşulması gereken konular olup bu meselelerin internette kamuya açık hale getirilmesi siyaseten isabetli bir tercih değildir.
İnternette sosyal paylaşım ağlarının yaygınlık kazanması ve bilişim teknolojisinin kullanımının kolaylaşması üzerine cemaat ve tarikat liderlerinin ve kanaat önderlerinin sohbetlerinde gizli, saklı, mahrem diye bir şey kalmamıştır. Çünkü artık kanaat önderleri sadece sohbet için toplanan kendi bağlılarına hitap etmiyorlar; aksine Youtube veya Facebook yayını yapmak için mekana sembolik bir kalabalık toplanıyor ve konuşma cümle aleme yayınlanıyor.
Daha sonra Oda Tv ve benzer mihraklar tarafından videolardan kullanışlı kısımlar kesilip arşivleniyor ve operasyon vakti gelince de sosyal paylaşım ağlarına servis edilerek linç girişimi başlatılıyor. Bu mihrakların kötü niyetli oldukları, üzüm yemekle değil, bağcıyı dövmekle meşgul oldukları aşikar. Şeytana, şeytanlığını yaptı diye kızmanın bir anlamı yok.
Peki ya, mahrem kalması gereken bir içeriği Youtube'a yükleyerek evinde veya cebinde internet olan herkesin ulaşımına açanların hiç mi kabahati yok? Hz. Peygamber, "Müminin ferasetinden sakının; çünkü o Allah'ın nuruyla bakar" buyuruyordu. Nerede mumla aradığımız o feraset?
Hani Nasrettin hocanın evine hırsız girmesi üzerine bütün komşuları hocayı suçlayınca hoca, "iyi de bu hırsızın hiç mi suçu yok" demiş ya biz de soruyu tersten soralım: "Ev sahibinin hiç mi suçu yok?"
Her konuşmanın, her fetvanın video çekimini yapmak zorunda mısınız?
Haydi çektiniz. Çektiğiniz her videoyu internete yüklemek veya canlı yayın yapmak zorunda mısınız?
Diyelim ki daha geniş kitlelere ulaşmak için kendinizi yüklemek zorunda hissediyorsunuz. Bari yükleyeceğiniz videoyu bir sansüre tabi tutsanız ve kamuoyunda yanlış anlaşılmaya müsait olan kısımları kayıttan çıkarsanız ve pirincin taşını ayıklamak zorunda kalmasanız olmaz mı?
Sözün özü, müslüman camia Youtube, Periskope ve Facebook gibi sosyal paylaşım ağları ile ilişkisini masaya yatırmalı, ötekine kızmak yerine "nerede hata yaptık?" diye kendisini gözden geçirmeli, neyi yayınlayıp yayınlamayacağı konusunda bir siyaset belirlemelidir.
Osmancığım blog'un hayırlı olsun. İyi etmişsin bence.
YanıtlaSilEtiketlemeyi (indeksleme) ihmal etme. Hem senin hem okuyucunun zamanla ihtiyacı olur.
YanıtlaSilTeşekkür ederim hocam. Yazılarımın bu şekilde daha derli toplu ve kolay ulaşılacağını düşündüm. Etiketlemeyi ihmal ettiğim doğru; henüz alışma aşamasındayız. Tecrübelerinizden istifade edeceğiz hocam.
YanıtlaSil