Korsanın ele geçirmeye çalıştığı bir geminin yolcuları, kendi kamaralarını koruma derdine düşerlerse ne olur? Korsan bayrağı çekilmiş bir gemide paspasçı olarak yaşamamak için sen-ben kavgasını bırakıp elbirliğiyle gemiyi kurtarmaya çalışmaları gerekmez mi? Bakınız ne diyor bir düşünür:
"Benzerleriyle tüm bağlarından koparılan insan, kelimenin etimolojik anlamıyla (idios=kendi kendisiyle sınırlandırılmış insan) aptallığa mahkumdur. Aynı şekilde, kendi dünya görüşü içine kapanan, başka görüşleri anlamada yetersiz kalan, "öteki" ile uzlaşmayı beceremeyen kişi de aptallık tehdidi altındadır... İnsan doğru bulduğu bir amaç (özgürlük, vatan, tanrı, onur vb.) uğruna öldürebilir ve ölebilir. Bu açıdan her birimizin içinde bir bomba saklıdır."
Ne kadar da doğru söylüyor! İdeoloji birleştirmez, böler, kutuplaştırır, ayrıştırır, düşman yaratır, herkesi kendi küçük dünyasına hapseder. Tanrısı bir, peygamberi bir, kitabı bir olan insanları birbirinin yüzüne bakamaz, birbirinden nefret eder hale getirir. Ne yazık ki bu acı durumu uzun zamandır bilfiil yaşamaktayız. Cemaatler arasında laf dalaşına tanık olmadığımız tek bir gün kalmadı neredeyse. Herkes kendi biricik hakikati, paha biçilmez değeri uğruna "öteki"nin değerlerini ayaklar altında almakta beis görmüyor, herkes birbirine had bildiriyor, birbirini DAİŞ'çi olmakla, dini tahrif etmekle, bozmakla suçluyor ve tekfir ediyorlar her daim; ama üstü örtük, ama açıktan.
Müslümanların bunca derdi, sorunu varken, ülke ve ümmet olarak feleğin çemberinden geçmekte iken, bütün bunlar yetmezmiş gibi bir de mezhep ve meşrep farklılıklarımızın altını kalın kalın çizerek düşmanlıklar üretiyoruz. Aslında bu da küresel planın bir parçası: müslümanlar arasına tefrika sokmak, birbirine düşman etmek, yarın -Allah korusun- bu ülkeyi birbirine düşürmek için harekete geçtiklerinde bu müslüman halka birbirini boğazlatmak, dayanışmasız bırakmak, Türkiye'den bir Suriye, Irak, Yemen yaratmak...
Ey cemaatler! Artık birbirinizle didişmeyi, birbirinizin altını oymayı, yangına körükle gitmeyi bıraksanız ve özünüze dönseniz, herkes kendi söküğünü dikmekle, kendi evinin önünü süpürmekle meşgul olsa olmaz mı? Terör örgütleriyle ve iç ve dış mihraklarla dört bir yandan kuşatıldığımız şu hengamede, -evet, hiç olmazsa böyle kritik bir eşikte- artık birbirinize söz kurşunu sıkmayı bırakın ne olur! Bu dışlayıcı tavrınızı sürdürür, merceği ortak paydalar yerine ayrışma noktalarına tutarsanız şunu çok iyi bilin ki ileride karşınızda eleştirecek kimseyi bulamayacaksınız. Düşman bellediğiniz kardeşlerinizle birlikte siz de yok olup gideceksiniz.
Yorumlar
Yorum Gönder