"Operasyonel okuma" demişken "süpürücü okuma" adı verilebilecek yanlış bir okuma tipinden daha söz etmek yerindedir. Ama önce girizgâh mahiyetinde kısa bir hikaye:
Ahmak bir şehzade vardır. Sultan, şehzadenin eğitimi için bir hoca tutar ve belirli bir sürede onu güzelce eğitmesini, aksi halde onu cezalandıracağını söyler. Şehzadenin eğitimi bir süre devam edip belli bir kıvama geldiği kanaati hocada hasıl olunca ikisi birlikte sultanın da bulunduğu bir ziyafete katılır. Ziyafet sırasında şehzade,
-"Bir ok attım kebap oldu." der.
Davetliler şehzadenin sözünü anlamaya çalışırken hocası derhal müdahale eder ve -"Şehzadem az ve öz konuşmayı sever. Ava çıkmıştık. Şehzadem bir ok attı. Ok bir ceylana saplanıp ondan da taşa çarptı. Çıkan kıvılcımla bir ateş yandı. o ateşte ceylan pişip kebap oldu." diye şehzadenin sözünü şerheder.
Hoca tam sözünü bitirmişken bu sefer de şehzade:
-"Bir ok attım göl oldu." deyiverir.
Şaşkın bakışlar yine hocayı arar. Hoca:
-"Şehzademin anlattığı şu ki,şehrimize su getiren ırmağın önünü bir kaya kapatmıştı. Şehzadem yayını gerdi, bir atışta kayayı iki parça etti. Böylece bizler susuzluktan kurtulduk." diye açıklar.
Şehzade bu sefer de tutar ve
-"Bir ok attım aşure oldu." der. Bu sözü açıklamak için uygun bir gerekçe bulamayan hoca sultanın huzuruna giderek
-"Hünkarım, ferman sizindir. Ama sorar mısınız şehzademe. Attığı ok nasıl aşure olmuş?" diyerek isyan eder.
-"Bir ok attım kebap oldu." der.
Davetliler şehzadenin sözünü anlamaya çalışırken hocası derhal müdahale eder ve -"Şehzadem az ve öz konuşmayı sever. Ava çıkmıştık. Şehzadem bir ok attı. Ok bir ceylana saplanıp ondan da taşa çarptı. Çıkan kıvılcımla bir ateş yandı. o ateşte ceylan pişip kebap oldu." diye şehzadenin sözünü şerheder.
Hoca tam sözünü bitirmişken bu sefer de şehzade:
-"Bir ok attım göl oldu." deyiverir.
Şaşkın bakışlar yine hocayı arar. Hoca:
-"Şehzademin anlattığı şu ki,şehrimize su getiren ırmağın önünü bir kaya kapatmıştı. Şehzadem yayını gerdi, bir atışta kayayı iki parça etti. Böylece bizler susuzluktan kurtulduk." diye açıklar.
Şehzade bu sefer de tutar ve
-"Bir ok attım aşure oldu." der. Bu sözü açıklamak için uygun bir gerekçe bulamayan hoca sultanın huzuruna giderek
-"Hünkarım, ferman sizindir. Ama sorar mısınız şehzademe. Attığı ok nasıl aşure olmuş?" diyerek isyan eder.
İşte süpürücü okuma da "Bir ok attım..." hikayesine benzer. Genellikle cemaat ve fırka müntesiplerinde gözlemlediğimiz bu okuma tipinde kişi, bağlı olduğu kanaat önderinin kitaplarını serâpâ hikmet nazarıyla okur ve onun attığı her oka nice derin anlamlar yükler. Yanlışlık bakımından bunun da operasyonel okumadan aşağı kalır yanı yoktur.
Yorumlar
Yorum Gönder